Makaleler

İşitme duyumuz ve korunma prensipleri

Beş duyumuzdan biri olan "işitme", görme duyumuzdan sonra gelen en önemli yeteneğimizdir. Birlikte yaşadığımız kişilerle ve çevremizle iletişimi onunla kurarız. İnsanların kulakları küçük birer mucizedir. Milyonlarcasının arasındaki farklı sesi yakalama, tanımlama ve ayırt etme yeteneğine sahiptir. Kaybedildikten sonra yeniden kazanılması mümkün olmayan bu çok özel mucizeyi korumalı ve bu yeteneğimizi kaybetmemek için çok dikkatli olmamız gerekmektedir.

Bu sebeple işitmeyi nasıl gerçekleştirdiğimiz konusunda bilgi sahibi olmakta fayda bulunmaktadır

Nasıl işitiriz?
Kulak ses dalgalarını algılamamızı ve böylece etrafımızdaki sesleri ayırt ederek duymamızı sağlayan karmaşık ancak bir o kadar da narin bir organdır. Kulağımız ayrıca dengemizi de sağlayan yapılar içerir.

Dış kulak
Kulağın kıkırdakla desteklenen ve deri ile kaplı dış bölümü olup kulak kepçesi adını alır. Kulak kepçesinin topladığı sesler dış kulak yoluyla kulak zarına gelir ve onu titreştirir. Zardaki ses titreşimleri orta kulak boşluğundaki çekiç-örs-üzengi kemikçiklerini geçerek iç kulak sıvısını titreştirir. Salyangoz şeklindeki iç kulağın içinde dizilmiş olan işitme hücreleri bu titreşimleri uygun işaretlere dönüştürerek işitme sinirine aktarır. Dış kulak yolu bitiminde bulunan kulak zarı, ~9 mm çapında ince bir diyaframı andırmaktadır.
 
Orta kulak
kulak zarı ile iç kulak arasındadır, hava ile doludur, sadece yutkunurken açılan Östaki borusu yoluyla havalanır. Östaki borusunun diğer bir görevi orta kulağın duvarlarını döşeyen örtü dokusunun salgıladığı sıvıları genize boşaltmaktır. Bu sayede sağlıklı orta kulakta hiç sıvı birikimi olmamaktadır.

İç kulak
Saçlı hücreler olarak isimlendirilen özel hücrelerle algıladığı ses dalgasını işitme ve denge sinirine ulaştırma görevlerini yerine getirir.

İşitme siniri
Sinirsel akımları iç kulaktan ses olarak algılanan beyin bölümüne aktarır.

Ses
Sözlük anlamı olarak ses, esnek maddi ortamda yayılan mekanik titreşim dalgasına verilen addır. Aynı zamanda bazı durumlarda yetersiz bir tanım olsa bile "İletişim duyusunu uyaran dalga" olarak da adlandırılabilir.

Frekans
1 sn' deki titreşim sayısıdır. Frekans birimi Hertz (Hz) ile ifade edilir.

Şiddet
Birim yüzeye uygulanan basınçtır. Ses şiddeti birimi (dB) desibel ile tanımlanır.

Gürültü
İstenmeyen düzeydeki yüksek ve rahatsız edici olarak algılanan sese gürültü denir. Gürültü kişiyi fiziksel ve psikolojik olarak olumsuz etkiler ve yaşam kalitesini azaltır. Sesin hava yolu ile yayılmasında havadaki gaz moleküllerinin titreşimi ile atmosferik basınçta meydana gelen değişiklik ses şiddeti olarak yorumlanır. Gürültü şiddeti Sonometre (Sound Lever Meter) ile ölçülür.

Gürültü, sadece yaşlı kişileri değil özellikle çalışma hayatında uygun olmayan ortamlarda kalan genç insanları da etkileyip işitme kaybına uğramalarına sebep olmaktadır.

İşitme kaybı belirtileri
İşitme kaybı birçok insanın ortak sorunudur. Yaşın ilerlemesiyle sıklığı artmaktadır. İşitme kayıpları kademeli olarak geliştiğinden dolayı belirtileri tanımlamak bazen güçleşir. Kişi radyo, televizyon gibi cihazların sesini daha fazla açabilir ya da konuşmaların tekrar edilmesini isteyebilir.

İşitme kaybı ilerledikçe seslerin neye benzediği zamanla unutulmaya başlanır. İnsan daha sessiz bir dünyada yaşamaya başlar ve çevremizi saran yağmur sesi, kuş sesi gibi doğal ve yumuşak sesler işitilemez hale gelir. Emekli olduğunda torunları ile güzel günler geçirmeyi düşünen birçok çalışan maalesef onlarla iletişim kurmakta zorlanmaya başlar ve hayal kırıklığına uğrar.

İşitme kayıplarının ilk belirtileri aşağıdaki gibi kendini göstermeye başlar.

  • İnsanların normal konuşmaları mırıldanma gibi gelir,
  • Konuşmaları duymak için kendini zorlama başlar,
  • Başka bir odadan seslenen eşin sesi duyulmakta zorlanılır,
  • Konuşan kişi dinlenirken dudak hareketlerin de takip edilme ihtiyacı hissedilir,
  • Televizyonun, radyonun sesini daha fazla açma gereği duyulur.
• Konuşmalar net anlaşılmadığından telefonlara artık bakılmamaya başlanılır. 

İşitme Kaybı nedenleri
  • Yaşla birlikte kulaktaki fiziksel değişimler
  • Kulakta enfeksiyon veya travma
  • Aşırı yüksek sese maruz kalma
  • Kalıtsal nedenler
  • Zararlı olduğu bilinen ilaçların kullanımı
Seviye dB Örnekler
160 4 jet motorlu uçak
140 Büyük orkestra
120 Kullanılan çekiç
100 Pres, dokuma tezgahı
80 Yüksek sesli bir konuşma
60 Karşılıklı bir konuşma
40 Rüzgâr sesi
20 Fısıltı

Gürültünün duyma kaybına neden olması, maruz kalma süresine ve gürültünün yoğunluğuna bağlıdır. Kulaklık ile yüksek sesli müzik dinleme ile dokuma tezgahı başında kulak koruyucusuz çalışma, işitme hücreleri üzerinde aynı etkiye sahiptir.

Sesin yoğunluğundaki 9 dB'lik bir artış, insan kulağı için sesin iki katına çıkması demektir. Bu akustik basıncın 8 kat daha fazlalaşması anlamına gelmektedir.

Yasal gereklilikler
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca çıkarılan 23 Aralık 2003 tarih ve 25325 sayılı Resmi Gazete yayımlanan Gürültü Yönetmeliği'nin 5. maddesinde Maruziyet Sınır Değerleri ve Maruziyet Etkin Değerleri tanımlanmıştır

Buna göre;
1) Maruziyet sınır değerleri: LEX, 8h = 87 dB (A)
2) En yüksek maruziyet etkin değerleri: LEX, 8h = 85 dB (A)
3) En düşük maruziyet etkin değerleri: LEX, 8h = 80 dB (A) olarak belirtilmiştir.

Uzun süreli şiddetli gürültüye veya 87 dB (A) 'nın üzerindeki seslere maruz kalan kişilerde geçici veya sürekli işitme kaybı oluşur.

  1.Geçici işitme kaybı;
 Belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilen işitme kayıplarıdır. Örneğin, 90 dB(A)'lık  bir gürültüye 100 dakika maruz kalma sonucunda ortaya çıkan yaklaşık 10-20 dB'lık bir işitme kaybının ortadan kalkabilmesi için gerekli olan iyileşme süresi yine yaklaşık olarak 1000 dakikadır, yani maruz  kalma süresinin 10 katı kadar iyileşme süresine ihtiyaç olduğu görülmektedir. 

 2.Sürekli işitme kaybı;
 Gürültülü ortamlarda çalışan insanların gerekli iyileşme sürelerine sahip olması özellikle endüstride mümkün değildir. 8 saatlik bir maruz kalma sonucunda en az 16 saatlik bir dinlenme süresine sahip çalışanlarda bu işitme kayıpları yığılmalı bir biçimde oluşarak sürekli işitme kaybına sebep olurlar.

Odyogram
Odyogram işitme testinin sonucudur. Daha detaylı ifade etmek gerekirse kişinin her iki kulağının ayrı ayrı olarak farklı frekanslarda hangi seviyede işitebildiğinin gösterildiği grafiksel bir tanımdır.

Gürültünün Etkilerinden Korunmada Kullanılacak Yöntemler

1. Gürültüyü kaynağında azaltma

a. Planlama safhasında

  • Daha az gürültülü makinelerin seçimi
  • Makinelerin yerleştirileceği zemine vibrasyon önleyici takozların konulması
      
b. Mevcut makinelerde
  • Sık yağlama
  • Eskiyen parçaların değiştirilmesi
• Vibrasyon azaltıcı yastıkların kullanılması (keçe, cam yünü, mantar ve kauçuktan yapılmış olan bu yastıklar şekil değiştirilebilmeleri dolayısıyla enerjiyi absorbe eder) ve yaylı amortisörlerin kullanılması.

c. Gürültünün Yayılmasının Önlenmesi
  • Gürültü kaynağının bir bölüm içine alınması ve uzaktan kumanda ile çalıştırılması,
  • Eğer ayrı bir bölüme alınamıyorsa gürültü kaynağı ile işçiler arasına bir ekran veya pano konulması,
  • Genellikle sert, düzgün, su ve havayı geçirmeyen satıhlar sesi aksettirmekte, yumuşak ve gözenekli materyal ise absorbe etmektedir. (Cam yünü, mineral yünü, odun lifi, talaş, vs.) Bu nedenle gürültülü atölyenin duvarları, tavanı bu tür malzeme ile kaplanırsa gürültünün büyük bir kısmı duvarda tutulur ve ses dalgalarının devamlılığı kaybolur.
  • Absorban malzemenin düzgün bir yüzey halinde konulması yerine kabarıklıkların bulunduğu gayri muntazam bir şekilde yerleştirilmesi daha etkindir.
• Dışarıdan ve diğer bölümlerden gelen gürültünün çalışılan yeri etkilememesi için çalışılan yer  ile gürültülü atölyenin ortak  duvarları daha kalınlaştırılmalı, gerekirse absorbe edici malzeme ile kaplanmalıdır

2.  Gürültülü bölümlerdeki işçilerin değiştirilerek çalıştırılması yoluna gidilmelidir.

3. Çalışma saatleri azaltılarak maruziyet önlenmelidir.

4. Bütün bu tedbirlere rağmen gürültü istenilen seviyeye düşürülemezse işçilere kişisel kulak koruyucuları verilmelidir.

Kulak tıkaçları ve kulaklıklar, işyerlerinde gürültülü ortamlarda çalışan insanların gürültüden korunabilmesi amacı için geliştirilen kulak koruyucularıdır.

Kulak tıkaçları; Pamuktan, cam elyaftan, akrilikten, kauçuktan yapılabilirler. Kulakta hava yolunu kapatan farklı özelliklerde olmak üzere yaklaşık 15-25 dB 'lık bir avantaj sağlayan malzemelerdir. Kullanımı kolay olan, 100-110 dB'lık bir gürültüyü, işitme kayıpları için maruziyet sınır değeri olarak kabul edilen 87 dB (A) 'nın altına düşürebilme özelliğine sahiptirler. İşyerlerinde sıklıkla kullanılmaktadırlar.

Kulaklıklar; Kulak arkası kemiğini (Mastoid'i) kapatan bir yapıya sahip olduklarından özellikle kemik yolu ile iç kulağa iletilen seslerin izolasyonunda daha başarılı olmaktadır. 25-45 dB'lık gürültü azaltması yeteneğine sahip olan bu kulaklıklar, daha pahalı olmaları ve baş hareketleri kısıtladıkları için endüstride, kulak tıkaçlarına göre daha az sayıda kullanılmaktadır.

İşyerlerinde yapılması zorunlu bulunan risk değerlendirme faaliyetleri çerçevesinde işyerlerinin gürültü haritaları çıkarılmalı, yüksek gürültülerle kaynağında mücadele edilmeli ve çalışanların işitme kaybına maruz kalmaları önlenmelidir.


Mümin Ergül
İş Güvenliği Uzmanı

 

 

 

 
   Duyurular ve Haberler
   Hava Durumu